Son Güncelleme 11 Mart, 2025 15:13
Türk kültürünün pek çok özelliklerinin bulunduğu yörede, özellikle halk oyunları dikkat çekicidir. ‘Ordu Karşılaması’ en çok rağbet gören folklor oyunudur. Fakat Fatsa ilçesi birçok halk oyunlarını da bölgeye katmıstır. Fatsada geleneksel olarak her yıl mayıs ayının 20sine denk gelen günde mayıs yedisi tabir edilen bir etkinlik vardır.Günümüzde hâlen devam eden bu etkinlikte köylerde yaşayan heryaştan insanlar o gün fatsaya gelerek deniz kenarına giderler ve dizlerine kadar suya girerek dilek tutarlar.Ttutulan dileğin kabul olması için deniz dalgasında en az 7 dalga kendilerine gelinceye kadar beklemeleri gerekir.7 dalgadan geçmek olarak tabir edilen bu gelenek günümüzde devam etmektedir. Fatsa’daki ilk büyük festival, 1.Çınar Festivali olmuştur. 21-22 Temmuz 2000 tarihlerinde düzenlenen festivalde; Çınar Güzeli Seçimi, Satranç Turnuvası, Aşıklar Atışması, En Çirkin Adam Yarışması, Kitap Fuarı, 100 metre koşusu, 100 metre Yüzme Yarışması, Plaj Voleybolu, Yöresel Yemek Yarışması ve Sünnet şöleni gibi birçok etkinlik düzenlenmiştir.
1935 yılından 1943 yılına kadar her yıl 1 Temmuz tarihlerinde, Kabotaj Bayramı Fatsa’da kutlanırdı. Daha sonraları Yalıköy’de sürekli kutlanmaya başlandı ve Yalıköy Deniz ve Balık Şenliği haline getirildi.
Ayrıca Jip Şenliği ve Yat Yarışları da düzenlenenen diğer etkinliklerdendir.
İlçenin turizm açısından görülecek ve gezilecek çok yeri bulunmaktadır. Çıngırt Tepesi ve Kayalıkları, Fatsa’nın 5 km. batısında, Kavaklar deresinin doğusunda bulunan tepenin üzerinde, zamanında bir kalenin kurulduğu bugünkü kalıntılardan anlaşılmaktadır. Kalenin üzerinden, Kavaklar Deresine 45 derecelik eğimle inen 120 basamaklı bir tünel vardır. Hatta bu tünelin Fatsa’nın 1,5 mil kuzeyinde Karadeniz içerisinde yer alan adaya gittiği bilinmektedir. Dibi asırlarca atılan taşlarla dolan bu tünelin temizlenerek bu bölge üzerinde kurulacak tesislerle bu yörenin yerli ve yabancı turizme açılması, ilçeye büyük katkı sağlayacaktır.
Fatsa Adası, Fatsa sahiline 1,5 mil uzaklıkta olup, yaklaşık bir dönüm büyüklüğündedir. Eski çağlarda Fatsa’dan adaya karayolu bulunduğu ve adanın altında bir yer altı şehrinin olduğu söylenmektedir. 2001 yılında, ada çevresinde dalgıçlar tarafından fok balığı araştırması yapılmıştır. Adaya ileriki zamanlarda bir tesis kurulacaktır. Böylece ilçeden adaya yapılan tekne gezilerinden daha fazla gelir elde edilmesi amaçlanmaktadır.
Doğal yer altı kaynakları açısından şanslı olan ilçede, Ilıca kasabasında şifalı su bulunmaktadır. Bu suyun romatizma, bel ağrısı, böbrek rahatsızlığı gibi hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir. Elmaköy’de birçok hastalığa şifa olduğu bilinen Acısu bulunmaktadır. Kız kulesi, çınar ve ulu ağaçlar, Göreği manastırı, Cıngırt kaya ve Gaga gölü ilçede görülmeye değer yerlerdir.
Gaga Gölü:
Gaga Gölü, Fatsa ilçesinin 10 km. güneydoğusunda, Meşebükü, Yassıtaş ve Sefaköy köylerinin sınırları içinde bulunmaktadır. 15.000-20.000 metrekarelik bir alanı bulunmaktadır. Çevresi ağaçlar ve fındık bahçeleriyle kapalı olan göl Fatsa-Aybastı devlet karayolu kenarındadır. Gölün tam ortasında Kilise Adası olarak adlandırılan küçük bir adacık vardır. Burada bir kilisenin varlığı ileri sürülmekte ise de, sonuçta bir söylentiden ileri gidilmemiştir. Gaga Gölü, Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunca sit alanı olarak ilan edilmiştir. Gölün çevresinde bulunan özel şahıslara ait gayrimenkullar kamulaştırılarak, turistik tesislerin yapılması planlanmaktadır.
Kız Kulesi:
Kız Kulesi İlçe’nin güneydoğusunda, Kont Pelenon tarafından yaptırılmıştır. Zamanında bir gözetleme yeri olarak kullanılmıştır. Bu gün için bu önemini yitirmiştir.
Manastır:
Dumlupınar Mahallesi’nde, şimdiki cezaevinin bulunduğu yerdedir. Kont Polenon’un burada muhteşem bir şato yaptırdığı ve bugün için şatonun tümüyle yok olduğu, kalıntılarına halk tarafından manastır adı verildiği sanılmaktadır.
Göreği Manastırı:
İlçenin batısına 5 km. uzaklıkta ve Evkaf köyünün sınırları içinde Pond Devleti zamanından kalma kale, şato, kilise, manastır ve yapı kalıntılarına rastlanmaktadır. Büyük bir şehrin varlığını gösteren bu kalıntılar içinde bulunan bir gümüş para üzerindeki yazıdan, zamanında Hacı Şevda isminde bir Derebeyi’nin burada hüküm sürdüğü ve adına para bastırdığı anlaşılmaktadır.
Cıngırt Kaya Mezarları:
Fatsa’nın batısında ve 5 km. uzağındaki Görevi deresindeki tepenin üzerinde, zamanında bir kalenin kurulduğu, bugünkü kalıntılardan anlaşılmaktadır. Kalenin üzerinden Elekçi deresine 45 derecelik bir eğimle inen ve büyük bir kayanın içinde tünel genişliğinde açılmış, 120 basamaklı bir oyuntu vardır. Dibi, asırlarca atılan taşlarla dolan bu oyuntunun, tepedeki kaleden Elekçi deresine inen gizli bir merdiven olduğu sanılmaktadır.
Sarmaşık Kaplıcaları:
İlçeye 10 km. uzaklıkta, motorlu taşıt aracıyla gitme olanağı olan ve sağlık yönünden çok yararlı olduğu bugüne dek yapılagelmekte olan uygulamalarla saptanan Sarmaşık Kaplıcaları Özel İdare tarafından işletilmekle birlikte modern bir tesisin kurulmaması, barınma ve konaklama olanaklarının güçlüğü karşısında gerçek değerini bulmaktan uzak kalmıştır.
Yapılan çözümlemelerle; berrak, renksiz, kokusuz ve hafif milki lezzetinde olduğu anlaşılan 47 santigrat derece sıcaklıkta suyun 1 lt.sinin bileşiminde 0.731 gr. Hamızı kibrit, 0.1755 gr. Klorür dö sodyum, 0.253 gr. Kalsiyum humuzu, 0.005 gr. Silis, 1.433 gr. Yeluse özünün bulunduğu saptanmıştır. Dakikada 200 lt. akar.
Bolaman`daki Tarihi Konak
Fatsa – Ordu Yolu üzerinde ilçeye 9 km. uzaklıktaki bu bina Bolaman`ın adeta sembolü olmuştur. Her yıl yüzlerce fotoğrafı çekilmekte turistik eşyalarda, hatta kibrit kutularında bile fotoğrafları yer almaktadır.
Bu değerli eseri incelerken iki ayrı zamanla, birbirine hiç benzemeyen iki aynı tarihle karşılaşabiliriz. Birincisi, miladi yılın belki de ilk yüz yıllarına kadar gerilere giden tarihlerde yapılmış olan taş duvarları, ikincisi ise Osmanlı mimarisinin damgasını taşıyan ve daha dün denilebilecek kadar yakın olan 18. yy`ın sonlarında yapıldığı sanılan yukarıda sözünü ettiğimiz taş duvarlar üzerindeki ahşap konaktır. Bu konak, “Hazinedar” ailesinin Kale`ye ilk yerleşmiş olan Büyük Ali Bey`in oğlu Mehmet Bey tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Aşağı-Yukarı iki yüz yıla yakın bir geçmişi vardır. Binanın altındaki taş duvarların yaşı ise çok eskidir. Başlangıçta dört bir yanı suyla çevrili bir ada üzerine o devrin yaşayanlarınca korunmak için kale gibi yaptırılan bu surların içinde bir de kilisesi vardır.
Kültür Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü`nce, konak ve duvarları tarihi değeri olduğu tesbit ve tescil edilmiştir. Aynı Genel Müdürlük konak için “Eski Türk mimarisinin tipik bir örneğidir” der. En son olarak bu eser “Karadeniz Teknik Üniversitesi” tarafından restore edilmek üzere korunmaya alınmıştır.
Tem 03, 2015 0
Tem 02, 2015 0
Tem 03, 2015 0
Tem 02, 2015 0
Tem 02, 2015 0
Mar 11, 2025 0
Nis 24, 2024 0
Nis 20, 2024 0
Nis 16, 2024 0
Mar 26, 2024 0
Mar 25, 2024 0
Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
---|---|---|---|---|---|---|
« Mar | ||||||
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | |
7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 |
14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 |
21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 |
28 | 29 | 30 |